Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
BlueLackk

Petrol Hakkında Herşey Nedir

Sponsorlu Bağlantılar
Sponsorlu Bağlantılar

Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle
Petrol ürünlerinin hemen hemen hepsi petrol rafinerilerinde damıtılmış petrolden oluşmaktadır. Rafineriler ham petrolün kalitesine ve ihtiyaca göre petrol ürünleri üretirler.Petrol genellikle enerji olarak tercih edilir :çeşitli derecelerde fuel oil ve benzin olarak. Rafineriler diğer kimyasal maddeleri de üretebilir, bunlardan bazıları plastik veya diğer ürünleri elde etmek için kullanılır. Petrol sülfür içerdiği için, bu sülfürün büyük bir kısmı da yine petrol ürünü olarak ayrıştırılır. Hidrojen ve karbon da, petrol kolası formunda ürün olarak kullanılabilir. Hidrojen genellikle rafinerideki diğer işlemlerde katalizör olarak veya hidrodesülfürizasyonda kullanılır.

Petrol rafinerilerinin ana ürünleri


•    Petrokimyasal ürünler (Plastik)
•    Asfalt
•    Mazot
•    Fuel oil
•    Benzin
•    Gaz yağı
•    Sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG)
•    Kayganlaştırcı maddeler
•    Parafin
•    Katran

Asfalt

Durağan, dayanımlı akmaz halden katı hale kadar değişkenlik gösteren siyah ve kahverengi organik bir maddedir.

Özellikleri

Ana olarak bir hidrokarbon olan asfaltın, kimyasal bileşimi oldukça karışık ve değişken olup, petrolün destilasyonundan veya doğal yataklardan elde edilir. Bugün yaygın olarak kullanılan asfalt, petrolün rafinasyonundan elde edilen yan üründür. Maden kömürünün damıtılması aşamasında elde edilen siyah madde zifttir. Buna toprak ve/veya taş eklenir.
Asfalt; yolların, hava alanlarının kaplanmasında, çatı izolasyonunda, su ile ilgili olan yapılarda su geçirmezlik sağlamada kullanılır. Yapışkan özelliği vardır. Boya sanayinde, akü üretiminde, su kanallarını kaplamada ve kil tuğlalarını yapıştırmada kullanılır. Asfalt genellikle petrolün oksidasyonu sonucunda ortaya çıkmıştır. Yani petrol kökenlidir. Çamur ve göl halinde (Bermudez kara gölünde ve Trinidad'daki kara gölde ) bulunduğu gibi, yer altında kaya aralarında sert halde de bulunur. Sert haldekiler yer altından maden çıkarılır gibi çıkarılır. Ayrıca kum taşlarında ve killer arasında da bulunur. 

Mazot

Mazot veya motorin dizel motorlarda kullanılan, ham petrolün damıtma ürünlerinden biridir.
Ham petrolün damıtılması sırasında 200-300°C kaynama aralığında alınan üçüncü ana ürün motorindir. Motorin dizel motoru yakıtıdır.
Yanma ısısını mekanik güce çevirmek için en yeterli mekanizma olan dizel makinesi, benzin ve gaz makinelerinden takriben 30 yıl kadar sonra 1892 de Dizel tarafından keşfedildi. Yüksek kompresyonlu bir makinenin geliştirilmesinin sebeplerinden biri, daha ucuz yakıtların kullanı-labilme arzusundan dolayı idi. Termik verim bakımından dizel makinesi gaz ve benzin makinelerinden daha verimlidir. Çünkü daha yüksek bir sıkıştırma oranı ile çalışır, İlk İmâl edilen dizeller ağır devirli ve büyük silindirli olduklarından piyasaya arz edilen fueloil'lerin silindire püskür¬tülerek yanma suretiyle kullanılmaları mümkün oluyordu. Fakat zamanla dizel imalâtçıları makine ebatlarını küçültüp devir adedini artırarak daha fazla güç üretimi yoluna gidince bu ihtiyaca cevap verecek yakıtların yapılması zaruret haline geldi. Çeşitli makine imalâtçıları değişik tip motorlar imâl ettiklerinden bunların herbiri için ayrı bir dizel yakıtı imâlinin imkânsızlığı karşısında ASTM de bunları bir sınıflandırmaya tâbi tutmak mecburiyetinde kaldı.

Fuel oil

Fuel oil (ya da Yakıt yağ), koyu renkte, az akışkan bir petrol ürünüdür. Elektrik, ısı ya da buhar sistemlerinde kullanılabilen Fuel Oil, her türlü endüstriyel fabrika, tesis ve binalarda tercih edilmektedir. Kolay pompalanır, yanar ve tasarruf sağlar.

Benzin

benzin, petrolden imal edilen bir tür yakıt.
Benzin pompaları
•    150 °C’a kadar ham benzin,
•    150-250 °C’a kadar gaz yağı, kerosen, jet yakıtı,
•    250-350 °C’a kadar dizel yakıtı,
•    350 °C’dan sonra da ağır yağlar elde edilir.

Kimyasal olarak benzin ham petrolün özelliğine bağlı olarak 120’den fazla hidrokarbon ihtiva eder. Bunların çoğu doymuş hidrokarbon yapısında olup, 4’den 12’ye kadar karbon ihtiva ederler.
Sentetik olarak benzini Alman kimyager Bergius’un metodu ile kömürden elde etmek mümkündür. Bu metoda göre kömür yüksek basınç altında katalitik hidrojenasyon ile sıvı hidrokarbonlara dönüştürülür.
Fischer-Tropsch ise karbonmonoksit ile hidrojeni katalitik olarak birleştirerek sıvı hidrokarbon elde etmiştir. Her iki metod ile hem daha pahalı hem de daha kalitesiz benzin elde edilmektedir. Ancak yakın bir gelecekte bu proseslerin ticari önemi olma ihtimali vardır.

Organik bileşenlerin parçalanması, katalitik veya ısı ile bozunmasıyla elde edilen benzin, bugünün motorlarının çoğu için gerekli olan yüksek performansı sağlar. Benzin en fazla içten yanmalı motorlarda ve bir dereceye kadar da özel sobalarda yakıt olarak, organik kimyada ise çözücü olarak kullanılır. Yağ endüstrisinin ilk zamanlarında büyük ölçüde atılan benzin, otomobil sanayiinin gelişmesiyle büyük önem kazanmıştır. Motor benzininin kaynama noktası 32,2 °C ile 210 °C arasındadır. Motor yakıtı olarak fonksiyonlarını tam yapabilmesi için, ticari benzin, şu özelliklere sahip olarak üretilmelidir:
1.    Değişik yük altında ve hızda durmadan yanabilmeli;
2.    Motorun kolay çalışması için soğuk havalarda yeterli olarak buharlaşmalı;
3.    Sıcak havalarda aşırı derecede buharlaşarak tıkanmalara sebep olmamalı;
4.    Motorda kurum teşkiline yol açan kaynama noktası yüksek olan bileşikleri bertaraf etmeli;
5.    Depo içinde oksitlenmeye yol açmamalı;
6.    Buji tıkanmasını ve karbüratör buzlanmasını minimuma indirmelidir.

Benzinin motorlarda hava ile olan hassas karışımı, iklim ve mevsime göre düzenlenir. Benzinin kalitesini belirten en önemli faktör, oktan sayısıdır. Oktan sayısı benzinin yanma esnasında vurmaya karşı direnç kabiliyetinin bir ölçüsüdür. Şayet oktan sayısı çok küçük ise motor vurur ve zarara uğrar. Oktan sayısı çok yüksek ise fazla kaliteli olması istenmediğinden gereksiz yere para ödenmiş olur. Otomobil motorları çeşitli oktanlara ihtiyaç gösterdiğinden piyasaya çok sayıda oktan sayıları farklı olan benzin sürülmektedir. Çeşitli türlerdeki benzinlerin verdikleri enerjiler arasında küçük farklar vardır. Şayet otomobil süpap vurmadan çalışıyorsa, farklı benzinlerle aldığı mesafeler aynıdır.

Gaz yağı

Gaz yağı ya da taş yağı, rafinerilerde benzinden sonra alınan bir üründür. Önceleri sadece aydınlatma amacıyla kullanılırken sonradan ısıtma, soğutma, traktör yakıtı ve jet yakıtı olarak kullanılmaya da başlanmıştır.
Kerosen adıyla Jet yakıtı olarak kullanılır. Gazyağı zift lekelerini çözer. Gaz yağı bir sıvı yakıttır asla gaz yakıt olarak düşünmeyiniz. Gaz yağı direk yanamaz. Onu kumaşa (bez, çaput vb. ne varsa) döküp öyle yakabiliriz.

Sıvılaştırılmış petrol gazı

LPG Nedir? 

LPG, yani Sıvılaştırılmış Petrol Gazı, ham petrolün rafinerilerde damıtılması esnasında veya petrol yataklarının üzerinde bulunan doğal gazın ayrıştırılması ile elde edilen ve basınç altında sıvılaştırılan, renksiz, kokusuz, havadan ağır ve yanıcı bir gazdır. Bir sızıntı durumunda, gaz kaçağının hemen anlaşılması amacıyla rafineriler tarafından özellikle kokulandırılmıştır. Ülkemizde kullanılan mix LPG'nin bileşimi genelde %70 bütan, %30 propan'dır. Bir litre LPG gazlaştığında, normal şartlarda yaklaşık 250 litre gaz hacmine ulaşır. LPG doğal gaz gibi uçucu olmayıp, dibe çöker.
LPG'nin Avantajları 
LPG, kullanım şartlarına uyulduğunda, tüketicilerin güvenle kullanabileceği bir yakıttır. LPG, doğalgazın sağladığı bütün faydaları sağlayan ve herhangi bir merkezi altyapı gerektirmeyen bir enerji türüdür. LPG, basit kimyasal yapısından dolayı diğer enerji kaynaklarına göre çevreci bir yakıttır. LPG, ambalajanabilen ve taşınabilir bir enerji türüdür. LPG ayrıca, diğer yakıt türlerine göre ısı değeri yüksek ve verimli bir yakıttır. LPG herhangibir yaşam biriminin yaklaşık tüm enerji ihtiyacını kaşılayabilmektedir.

 LPG'nin Kullanım Alanları 

Isınma, Mutfakta yemek pişirme ve araçlarda yakıt olarak. Ülkemizde doğalgazın yaygınlaşması ile ısınma ve mutfaktaki tüketim düşerken araçlarda kullanımı giderek yaygınlaşmıştır. Araçlarda kullanılan ve otogaz olarak da adlandırılan lpg mutfakta kullanılan tüpgaza göre bir miktar farklıdır.

Parafin
Parafin mumu (Latince parum affinis), petrolden elde edilen renksiz, kokusuz bir mum çeşidi. Parafin mumu ilk defa 1829 yılında Carl Reichenbach tarafından odun katranından; daha sonra bütümlü tabakalardan; 1867'den sonra da petrolden elde edildi. 1947'de de sentetik parafin mumu yapıldı.
Petrolün bir yan ürünüdür. Ayrıca ham petrolün, parafininin giderilmesi gerekir. Ham petrolün rafinasyonunda yan ürün olarak elde edilen yağlı parafin önce sıcakta eritilir, sonra da soğutularak yalnız parafinin donması sağlanır ve donan posa şeklindeki parafin yağlı kısımlarından süzülerek ayrılır. Bugün modern olarak çalışan parafin imalathaneleri de, yukardaki esasa dayanarak parafin mumunu üretir. Yeni metodlara göre yapılan parafin mumları % 20 kadar yağ ihtiva eder. Bazı durumlarda yağ miktarı % 3'e kadar düşürülür. Daha ileri saflaştırma ile renk, koku ve tadı daha iyileştirilir. Saflaştırma işleminde sülfat asidi ve kil kullanılır. Parafin mumları, Poennsylvania ham petrolü gibi parafin esaslı petrol türlerinden elde edilir. Ham parafin mumunun erime noktası 37 ile 48 °C tam rafine edilmiş parafin mumunun ergime noktası ise, 48 ile 66 °C arasında değişir. Erime noktası yüksek olan parafin mumu çoğunlukla 26-30 karbonlu alkanlardır.
Sentetik parafin mumu, İkinci Dünya Savaşından sonra Fischer-Tropsch tekniğiyle elde edildi. Bu metodda ham madde kömürdür. Kömürden elde edilen karbon monoksit ve H2 karışımından manyetik demirin katalitik etkisiyle hidrokarbonlara dönüşür. Elde edilen ürünlerden bir kısmı parafin mumudur. Bunlar çok beyaz olup, petrolden yapılan parafin mumlarından daha serttir. 50-55 karbon bulunduran sentetik parafinlerin molekül ağırlığı ortalama 750 civarındadır. Bazı özelliklerden dolayı petrolden yapılan mumların yerine kullanılır.
Parafine batırılmış veya parafinle kaplanmış kâğıt ve karton, sıvı ve katı yiyeceklerin saklanmasında kullanılır. Çünkü parafin mumları reaksiyona girmez.
Çeşitli sanayi dallarında kimyevi ve elektriki yalıtma maddesi olarak kullanılır. Tekstilde, eczacılıkta, kozmetik sanayiinde plastik, patlayıcı madde ve elektrik malzemelerinin imalinde, bağcılıkta aşı yerlerinin izolasyonunda kullanılır. Mum imalatında balmumunun yerini almıştır.

Katran
Katran, organik maddenin yıkıcı damıtımından elde edilen akışmaz siyah bir sıvıdır. Katranın çoğu kok üretiminin bir yan ürünü olarak kömürden elde edilir, ancak aynı zamanda petrolden,turba veya servi, ardıç gibi bazı ağaçların gövdelerinde özsulardan da elde edilmektedir.

Katran Tipleri 
"Katran" kelimesi bir çok farklı maddeyi tanımlamak için kullanılmaktadır. Doğada bulunan "katran ocakları" (örnek Los Angeles'de La Brea Katran Ocakları) gerçekte katran değil, asfalt içermektedir ve aslında asfalt ocakları olarak bilinmektedir. Katran kumuçökeltileri katrandan ziyade aynen Shropshire'deki Katran Tünelinde olduğu gibi farklı oranlarda yer sakızı ve yoğun ham petrol ile kum (veya taş)içermektedir. Aynı zamanda "Burma Yağı" veya "Burma Nefti" diye de bilinen "Rangoon katran"ı gerçekte petroldür."Katran" ve zift bazen birbirinin yerine kullanılabilmektedir; ancak zift, katran daha akıcı iken daha katıdır.Sigara yapımındada katran kullanılır.Sağdaki resimde görüldüğü üzere sigarada kullanılan katranın sıvı halidir.

Petrol Hakkında Herşey Resimleri

Petrol Hakkında Herşey Sunumları

Petrol Hakkında Herşey Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Petrol Hakkında Herşey Ek Bilgileri

  • 1
    4 ay önce


    PETROL ÜRÜNLERİ

    Petrol ürünlerinin hemen hemen hepsi petrol rafinerilerinde damıtılmış petrolden oluşmaktadır. Rafineriler ham petrolün kalitesine ve ihtiyaca göre petrol ürünleri üretirler.Petrol genellikle enerji olarak tercih edilir :çeşitli derecelerde fuel oil ve benzin olarak. Rafineriler diğer kimyasal maddeleri de üretebilir, bunlardan bazıları plastik veya diğer ürünleri elde etmek için kullanılır. Petrol sülfür içerdiği için, bu sülfürün büyük bir kısmı da yine petrol ürünü olarak ayrıştırılır. Hidrojen ve karbon da, petrol kolası formunda ürün olarak kullanılabilir. Hidrojen genellikle rafinerideki diğer işlemlerde katalizör olarak veya hidrodesülfürizasyonda kullanılır.



     
    Petrol rafinerilerinin ana ürünleri

    •    Petrokimyasal ürünler (Plastik)
    •    Asfalt
    •    Mazot
    •    Fuel oil
    •    Benzin
    •    Gaz yağı
    •    Sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG)
    •    Kayganlaştırcı maddeler
    •    Parafin
    •    Katran



    Asfalt

    Durağan, dayanımlı akmaz halden katı hale kadar değişkenlik gösteren siyah ve kahverengi organik bir maddedir.

    Özellikleri

    Ana olarak bir hidrokarbon olan asfaltın, kimyasal bileşimi oldukça karışık ve değişken olup, petrolün destilasyonundan veya doğal yataklardan elde edilir. Bugün yaygın olarak kullanılan asfalt, petrolün rafinasyonundan elde edilen yan üründür. Maden kömürünün damıtılması aşamasında elde edilen siyah madde zifttir. Buna toprak ve/veya taş eklenir.
    Asfalt; yolların, hava alanlarının kaplanmasında, çatı izolasyonunda, su ile ilgili olan yapılarda su geçirmezlik sağlamada kullanılır. Yapışkan özelliği vardır. Boya sanayinde, akü üretiminde, su kanallarını kaplamada ve kil tuğlalarını yapıştırmada kullanılır. Asfalt genellikle petrolün oksidasyonu sonucunda ortaya çıkmıştır. Yani petrol kökenlidir. Çamur ve göl halinde (Bermudez kara gölünde ve Trinidad'daki kara gölde ) bulunduğu gibi, yer altında kaya aralarında sert halde de bulunur. Sert haldekiler yer altından maden çıkarılır gibi çıkarılır. Ayrıca kum taşlarında ve killer arasında da bulunur. 

    Mazot

    Mazot veya motorin dizel motorlarda kullanılan, ham petrolün damıtma ürünlerinden biridir.
    Ham petrolün damıtılması sırasında 200-300°C kaynama aralığında alınan üçüncü ana ürün motorindir. Motorin dizel motoru yakıtıdır.
    Yanma ısısını mekanik güce çevirmek için en yeterli mekanizma olan dizel makinesi, benzin ve gaz makinelerinden takriben 30 yıl kadar sonra 1892 de Dizel tarafından keşfedildi. Yüksek kompresyonlu bir makinenin geliştirilmesinin sebeplerinden biri, daha ucuz yakıtların kullanı-labilme arzusundan dolayı idi. Termik verim bakımından dizel makinesi gaz ve benzin makinelerinden daha verimlidir. Çünkü daha yüksek bir sıkıştırma oranı ile çalışır, İlk İmâl edilen dizeller ağır devirli ve büyük silindirli olduklarından piyasaya arz edilen fueloil'lerin silindire püskür¬tülerek yanma suretiyle kullanılmaları mümkün oluyordu. Fakat zamanla dizel imalâtçıları makine ebatlarını küçültüp devir adedini artırarak daha fazla güç üretimi yoluna gidince bu ihtiyaca cevap verecek yakıtların yapılması zaruret haline geldi. Çeşitli makine imalâtçıları değişik tip motorlar imâl ettiklerinden bunların herbiri için ayrı bir dizel yakıtı imâlinin imkânsızlığı karşısında ASTM de bunları bir sınıflandırmaya tâbi tutmak mecburiyetinde kaldı.

    Fuel oil

    Fuel oil (ya da Yakıt yağ), koyu renkte, az akışkan bir petrol ürünüdür. Elektrik, ısı ya da buhar sistemlerinde kullanılabilen Fuel Oil, her türlü endüstriyel fabrika, tesis ve binalarda tercih edilmektedir. Kolay pompalanır, yanar ve tasarruf sağlar.

    Benzin

    benzin, petrolden imal edilen bir tür yakıt.
    Benzin pompaları
    •    150 °C’a kadar ham benzin,
    •    150-250 °C’a kadar gaz yağı, kerosen, jet yakıtı,
    •    250-350 °C’a kadar dizel yakıtı,
    •    350 °C’dan sonra da ağır yağlar elde edilir.
    Kimyasal olarak benzin ham petrolün özelliğine bağlı olarak 120’den fazla hidrokarbon ihtiva eder. Bunların çoğu doymuş hidrokarbon yapısında olup, 4’den 12’ye kadar karbon ihtiva ederler.
    Sentetik olarak benzini Alman kimyager Bergius’un metodu ile kömürden elde etmek mümkündür. Bu metoda göre kömür yüksek basınç altında katalitik hidrojenasyon ile sıvı hidrokarbonlara dönüştürülür.
    Fischer-Tropsch ise karbonmonoksit ile hidrojeni katalitik olarak birleştirerek sıvı hidrokarbon elde etmiştir. Her iki metod ile hem daha pahalı hem de daha kalitesiz benzin elde edilmektedir. Ancak yakın bir gelecekte bu proseslerin ticari önemi olma ihtimali vardır.
    Organik bileşenlerin parçalanması, katalitik veya ısı ile bozunmasıyla elde edilen benzin, bugünün motorlarının çoğu için gerekli olan yüksek performansı sağlar. Benzin en fazla içten yanmalı motorlarda ve bir dereceye kadar da özel sobalarda yakıt olarak, organik kimyada ise çözücü olarak kullanılır. Yağ endüstrisinin ilk zamanlarında büyük ölçüde atılan benzin, otomobil sanayiinin gelişmesiyle büyük önem kazanmıştır. Motor benzininin kaynama noktası 32,2 °C ile 210 °C arasındadır. Motor yakıtı olarak fonksiyonlarını tam yapabilmesi için, ticari benzin, şu özelliklere sahip olarak üretilmelidir:
    1.    Değişik yük altında ve hızda durmadan yanabilmeli;
    2.    Motorun kolay çalışması için soğuk havalarda yeterli olarak buharlaşmalı;
    3.    Sıcak havalarda aşırı derecede buharlaşarak tıkanmalara sebep olmamalı;
    4.    Motorda kurum teşkiline yol açan kaynama noktası yüksek olan bileşikleri bertaraf etmeli;
    5.    Depo içinde oksitlenmeye yol açmamalı;
    6.    Buji tıkanmasını ve karbüratör buzlanmasını minimuma indirmelidir.
    Benzinin motorlarda hava ile olan hassas karışımı, iklim ve mevsime göre düzenlenir. Benzinin kalitesini belirten en önemli faktör, oktan sayısıdır. Oktan sayısı benzinin yanma esnasında vurmaya karşı direnç kabiliyetinin bir ölçüsüdür. Şayet oktan sayısı çok küçük ise motor vurur ve zarara uğrar. Oktan sayısı çok yüksek ise fazla kaliteli olması istenmediğinden gereksiz yere para ödenmiş olur. Otomobil motorları çeşitli oktanlara ihtiyaç gösterdiğinden piyasaya çok sayıda oktan sayıları farklı olan benzin sürülmektedir. Çeşitli türlerdeki benzinlerin verdikleri enerjiler arasında küçük farklar vardır. Şayet otomobil süpap vurmadan çalışıyorsa, farklı benzinlerle aldığı mesafeler aynıdır.

    Gaz yağı

    Gaz yağı ya da taş yağı, rafinerilerde benzinden sonra alınan bir üründür. Önceleri sadece aydınlatma amacıyla kullanılırken sonradan ısıtma, soğutma, traktör yakıtı ve jet yakıtı olarak kullanılmaya da başlanmıştır.
    Kerosen adıyla Jet yakıtı olarak kullanılır. Gazyağı zift lekelerini çözer. Gaz yağı bir sıvı yakıttır asla gaz yakıt olarak düşünmeyiniz. Gaz yağı direk yanamaz. Onu kumaşa (bez, çaput vb. ne varsa) döküp öyle yakabiliriz.

    Sıvılaştırılmış petrol gazı

    LPG Nedir? 

    LPG, yani Sıvılaştırılmış Petrol Gazı, ham petrolün rafinerilerde damıtılması esnasında veya petrol yataklarının üzerinde bulunan doğal gazın ayrıştırılması ile elde edilen ve basınç altında sıvılaştırılan, renksiz, kokusuz, havadan ağır ve yanıcı bir gazdır. Bir sızıntı durumunda, gaz kaçağının hemen anlaşılması amacıyla rafineriler tarafından özellikle kokulandırılmıştır. Ülkemizde kullanılan mix LPG'nin bileşimi genelde %70 bütan, %30 propan'dır. Bir litre LPG gazlaştığında, normal şartlarda yaklaşık 250 litre gaz hacmine ulaşır. LPG doğal gaz gibi uçucu olmayıp, dibe çöker.
    LPG'nin Avantajları 
    LPG, kullanım şartlarına uyulduğunda, tüketicilerin güvenle kullanabileceği bir yakıttır. LPG, doğalgazın sağladığı bütün faydaları sağlayan ve herhangi bir merkezi altyapı gerektirmeyen bir enerji türüdür. LPG, basit kimyasal yapısından dolayı diğer enerji kaynaklarına göre çevreci bir yakıttır. LPG, ambalajanabilen ve taşınabilir bir enerji türüdür. LPG ayrıca, diğer yakıt türlerine göre ısı değeri yüksek ve verimli bir yakıttır. LPG herhangibir yaşam biriminin yaklaşık tüm enerji ihtiyacını kaşılayabilmektedir.

    LPG'nin Kullanım Alanları 

    Isınma, Mutfakta yemek pişirme ve araçlarda yakıt olarak. Ülkemizde doğalgazın yaygınlaşması ile ısınma ve mutfaktaki tüketim düşerken araçlarda kullanımı giderek yaygınlaşmıştır. Araçlarda kullanılan ve otogaz olarak da adlandırılan lpg mutfakta kullanılan tüpgaza göre bir miktar farklıdır.

    Parafin

    Parafin mumu (Latince parum affinis), petrolden elde edilen renksiz, kokusuz bir mum çeşidi. Parafin mumu ilk defa 1829 yılında Carl Reichenbach tarafından odun katranından; daha sonra bütümlü tabakalardan; 1867'den sonra da petrolden elde edildi. 1947'de de sentetik parafin mumu yapıldı.
    Petrolün bir yan ürünüdür. Ayrıca ham petrolün, parafininin giderilmesi gerekir. Ham petrolün rafinasyonunda yan ürün olarak elde edilen yağlı parafin önce sıcakta eritilir, sonra da soğutularak yalnız parafinin donması sağlanır ve donan posa şeklindeki parafin yağlı kısımlarından süzülerek ayrılır. Bugün modern olarak çalışan parafin imalathaneleri de, yukardaki esasa dayanarak parafin mumunu üretir. Yeni metodlara göre yapılan parafin mumları % 20 kadar yağ ihtiva eder. Bazı durumlarda yağ miktarı % 3'e kadar düşürülür. Daha ileri saflaştırma ile renk, koku ve tadı daha iyileştirilir. Saflaştırma işleminde sülfat asidi ve kil kullanılır. Parafin mumları, Poennsylvania ham petrolü gibi parafin esaslı petrol türlerinden elde edilir. Ham parafin mumunun erime noktası 37 ile 48 °C tam rafine edilmiş parafin mumunun ergime noktası ise, 48 ile 66 °C arasında değişir. Erime noktası yüksek olan parafin mumu çoğunlukla 26-30 karbonlu alkanlardır.
    Sentetik parafin mumu, İkinci Dünya Savaşından sonra Fischer-Tropsch tekniğiyle elde edildi. Bu metodda ham madde kömürdür. Kömürden elde edilen karbon monoksit ve H2 karışımından manyetik demirin katalitik etkisiyle hidrokarbonlara dönüşür. Elde edilen ürünlerden bir kısmı parafin mumudur. Bunlar çok beyaz olup, petrolden yapılan parafin mumlarından daha serttir. 50-55 karbon bulunduran sentetik parafinlerin molekül ağırlığı ortalama 750 civarındadır. Bazı özelliklerden dolayı petrolden yapılan mumların yerine kullanılır.
    Parafine batırılmış veya parafinle kaplanmış kâğıt ve karton, sıvı ve katı yiyeceklerin saklanmasında kullanılır. Çünkü parafin mumları reaksiyona girmez.
    Çeşitli sanayi dallarında kimyevi ve elektriki yalıtma maddesi olarak kullanılır. Tekstilde, eczacılıkta, kozmetik sanayiinde plastik, patlayıcı madde ve elektrik malzemelerinin imalinde, bağcılıkta aşı yerlerinin izolasyonunda kullanılır. Mum imalatında balmumunun yerini almıştır.


    Katran
     
    Katran, organik maddenin yıkıcı damıtımından elde edilen akışmaz siyah bir sıvıdır. Katranın çoğu kok üretiminin bir yan ürünü olarak kömürden elde edilir, ancak aynı zamanda petrolden,turba veya servi, ardıç gibi bazı ağaçların gövdelerinde özsulardan da elde edilmektedir.

     
    Katran Tipleri 
     
    "Katran" kelimesi bir çok farklı maddeyi tanımlamak için kullanılmaktadır. Doğada bulunan "katran ocakları" (örnek Los Angeles'de La Brea Katran Ocakları) gerçekte katran değil, asfalt içermektedir ve aslında asfalt ocakları olarak bilinmektedir. Katran kumuçökeltileri katrandan ziyade aynen Shropshire'deki Katran Tünelinde olduğu gibi farklı oranlarda yer sakızı ve yoğun ham petrol ile kum (veya taş)içermektedir. Aynı zamanda "Burma Yağı" veya "Burma Nefti" diye de bilinen "Rangoon katran"ı gerçekte petroldür."Katran" ve zift bazen birbirinin yerine kullanılabilmektedir; ancak zift, katran daha akıcı iken daha katıdır.Sigara yapımındada katran kullanılır.Sağdaki resimde görüldüğü üzere sigarada kullanılan katranın sıvı hali...


    Petrol’ün Oluşumu, Tarihçesi ve Kullanım Alanları


    Okuma Süresi: 4 Dakika  | 
     


    Tanımı ve Tarihçesi
    Petrol kavramı, latince bir kelime olan ve taş anlamını gelen ”petra” ile, yine latince bir kelime olan ve yağ anlamına gelen “oleum” kelimelerin birleşmesiyle oluşmuştur ve ingilizce karşılığı Petroleum’dur. Bileşiğinde yoğun olarak metan, etan ve propan gazları bulunur. Petrol, ham yani işlenmemiştir. Petrolün işlenmesiyle Benzin, Dizel, Gaz yağı, Fuel Oil ve Motorin elde edilmektedir.
     
    Petrol ilk olarak 4.yüzyılda çinde ısınma ve aydınlatma amacıyla kullanılmıştır. Bilindiği gibi o dönemlerde aydınlatma aracı olarak genellikle gaz yağı kullanılırdı. Özellikle denizlerden güçlükle yakalanan balinaların yağı gaz lambalarında kullanılırdı. Ancak 1853 yılında polonyola Ignacy Lukasiewicz’in petrolü gaz lambalarında kullanmasıyla bir dönüm noktası olmuştur. Bu tarihten sonra petrolün önemi her geçen gün artmış bir nevi petrol çılgınlığının başlangıcı olmuştur. 1861 yılında ise Mirzoeff adındaki bir iş adamı Azerbaycan-Bakü’de ilk petrol rafinerisini kurmuştur. 19.yüzyılın sonlarına doğru petrolle çalışan motorun bulunmasıyla petrolün önemi de ikiye katlanmıştır.
    Petrolün Oluşumu
    Petrolün nasıl oluştuğu tam olarak bilinmemektedir. Ancak milyonlarca yıl önce denizlerle kaplı olan yerküre içerisindeki binlerce bitki ve hayvan artıklarının çürümesiyle yer tabanında birikmesi ve zaman içerisinde deniz sularının çekilmesiyle bu artıkların üzerinin kum ve toprakla kapanmış olabileceği ve daha sonra ise yerin altında oluşan sıcaklık ve basıncın etkisiyle petrolün oluşmuş olabileceği düşünülmektedir. Milyonlarca yıl süren bu oluşum sonucunda yerin altında sıkışan petrol, bazen yerkabuğundaki çatlaklardan dışarı çıkarak havuzları ve katran çukurlarını oluşturmakta bazen de yerin altındaki geçirgen tabakalarda birikerek rezervuar olarak adlandırılan yerlerde birikmektedir.
    Kullanım Alanları
    Ham petrolün kullanım alanı sınırlıdır ancak petrol işlendikten sonra elde edilen ürünlerin değeri ve kullanım alanıda artmaktadır. Petrolün işlendiği yere rafineri denir. Ham petrol işlendikten sonra elde edilen ürünler önem sırasına göre; Benzin, Fuel Oil, Motorin, Lipit Petrol Gazı (LPG), Jet Yakıtı ve Asfalttır.
    Günümüzde petrolün işlenmesiyle 80 bin’e yakın ürün elde edilmektedir. Ancak en çok kullanıldığı alanlar ulaşım ve enerjidir.
     
    Petrol Arama ve Çıkarma Faaliyetleri
    Bir bölgede petrol çıkarmak için çalışmalarına başlamadan önce o bölge teknolojik aletlerle uzun bir süre gözlemlenir. Çünkü petrol çıkarmak maliyeti yüksek olan bir iştir. Petrol araması yapılan bölgenin öncelikle havadan ve karadan fotoğrafları çekilir ve yer yapısı incelenir. Yeryüzünden ve yerin altından alınan kayaç örneklerine X ışınları yardımıyla kimyasal çözümleme yapılır ve oluşumu belirlenir. Daha sonra yer hareketlerini belirlemek amacıyla sismograf gibi sismik cihazlar kullanılır ve genellikle dinamit patlatılılarak yer hareketleri belirlenir. Eğer herhangi bir rezervuara rastlanırsa sondajlama yapmadan önce rezervuar içerisindeki petrol miktarı ölçülür, eğer bulunan petrol maliyeti karşılayamayacak durumda ise kuyu terkedilir. Ancak rezervuardaki petrol oranı fazla ise sondajlama yapılır ve yer kabuğunu delecek güçteki araçlardan faydalanılır. Kullanılan sondajlama araçlarının ağırlığı yüz tondan fazladır. Böylece yer kabuğu kolayca delinebildiği gibi, rezervuara ulaşıldığında da petrolün dışarı fışkırmasını engeller. 1980 yılında İran’da açılan ilk petrol kuyusundan çıkarılan petrol yaklaşık 350 metre yüksekliğe kadar fışkırmıştır. Günümüz teknolojisiyle karşılaşılan böyle bir durum kaza sayılmaktadır ve tedbiri alınmazsa çok tehlikelidir. Rezervuar içerisindeki petrole ulaşıldığında ise kuyunun ağzına basınca dayanıklı bir kapak takılır.
     
    En Çok Petrol Rezervine Sahip Ülkeler
    Petrolün ölçü birimi Varil’dir. Petrol ilk keşfedildiğinde tahta varillere doldurulduğu için o günden bu güne ölçü birimi olarak varil kabul edilir. 1 varil 159 litreye tekabül etmektedir.
    2004 Yılı verilerine göre en çok petrol rezervlerine sahip ülkeler



    Ülke

    Kanıtlanmış Rezerv
    (109 varil)


    R/P Oranı (Rezerv-Üretim)



    Suudi Arabistan

    262.7

    67.8


    Iran
    132.5
    88.7


    Irak
    115.0
    >100


    Kuveyt
    99.0
    >100


    Birleşik Arap Emirlikleri
    97.8
    >100



    En Çok Petrol Üreten Ülkeler
    2004 yılı verilerine göre en çok petrol üreten ülkeler



    Ülke

    Günlük Üretim
    (106 varil)



    Suudi Arabistan
    10.37


    Rusya Federasyonu
    9.27


    Amerika Birleşik Devletleri
    8.69


    İran
    4.09


    Mexico
    3.83



    Dünya’daki Petrol Rezervleri Tükenebilir mi?
    Tabloyu incelediğimizde aklımıza gelen ilk soru ileride petrolün tükenip tükenmeyeceğidir. Petrolde bir yenilenemez enerji kaynağı olduğu için elbette petrol rezervleri de tükenir. Ancak bu öyle kısa süreli bir olay değildir. 2002 yılında yapılan araştırmalara göre dünyaya 40 yıl yetecek kadar petrol rezervi kalmıştır. Ancak bu 40 yıl sonra petrolün tükeneceği anlamına gelmez. Çünkü hala yerin altında keşfedilmeyi bekleyen binlerce petrol rezervuarı bulunkatadır.

    Petrol





    Petrol, hidrokarbonlar oluşmuş, sudan yoğun kıvamda, koyu renkli, arıtılmamış, kendisine özgü kokusu olan, yeraltından çıkarılmış doğal yanıcı mineral yağı. Latince’de taş anlamına gelen "petra" ile yağ anlamına gelen "oleum" sözcüklerinden oluşmuştur. 



    Petrol



    Petrol kuyusu

    Petrol sözcüğü, Yunanca-Latince’de taş anlamına gelen "petra" ile yağ anlamına gelen "oleum" sözcüklerinden oluşmuştur. Her dilde aynı anlamı taşımaz. Petrol deyince, yalnız belirli bir yakıtı Benzin, Gazyağı, Dizel (motorin), Motor yağı, Fuel oil] değil, doğal halde bulunan ve yeraltından çıkarılan Ham petrolü kastediyoruz. Petrol bir takım hidrokarbonların karışımından meydana gelmiş olup, muayyen bir kimyevi bileşimi yoktur. Hidrokarbon dediğimiz ise, karbon ve hidrojenin uygun bileşimleriyle meydana gelen Metan, Etan, Propan, Bütan, v.s dir. Ancak bunlarda değişik kimyevi bileşimlerde olup değişik petrol tiplerini meydana getirirler. (örneğin: parafin bazlı, asfalt bazlı, petroller gibi). 

    Petrol, hidrokarbonların karışımından meydana gelmiş olup, her zaman sabit bir kimyevi bileşimi yoktur. Doğal akaryakıt olan ham petrol, bulunduğu ülkelere göre değişen bileşimler gösterir. Örneğin; Amerika'da özellikle Pensilvanya bölgesinde çıkarılan petroller genellikle hidrokarbon sınıfından olan bileşikleri, Rusya petrolleri, kötü kokulu naften sınıfından bileşikleri; Romanya petrolleri ise bu ikisinin bir karışımını içerir. 

    Çeşitli tipteki petrollerin kendine has ağırlıkları 0,80-0,96; alevlenme noktaları 15-120 °C ve ortalama ısıtma kuvvetleri 10,500 cal/kg'dır. Ortalama elementel bileşimleri ise; karbon %84, hidrojen %12, oksijen %1 olup çok az miktarda da kükürt bulunur. Teksas ve Kaliforniya petrollerinde kükürt diğerlerine oranla fazladır. 

    Değişik kimyasal içeriğe sahip hidrokarbonların biraraya gelerek oluşturduğu değişik kimyevi bileşimde olan çok sayıda petrol tipi bulunmaktadır (Örneğin: parafin bazlı petrol, asfalt bazlı petrol gibi). 

    Yüz milyonlarca yıl önce, denizlerde yaşayan ya da suların denizlere sürüklediği hayvan ve bitki kalıntıları anaeorabik bir ortamda, gerekli şartlar altında (ısı basınç ve mikroorganizmaların etkisiyle), ham petrole benzer kerojeni meydana getirmiştir. Kerojen sonradan, yukarı tabakalara doğru göç etmesi esnasında gittikçe değişmiş ve ham petrolü meydana getirmiştir. Bu yüzden de hiçbir sahanın ham petrolü, tam olarak öteki bir sahanın ham petrolüne uymaz; muhakkak az çok farklar bulunur. Hatta bu durum, aynı bir petrol sahasında bile, çoğu zaman görülür. 


    Fiziksel özellikleri



    Dünyada petrol tüketimi. Koyu alanlar daha çok tüketimi gösterir.

    Petrol sıvı halinde genellikle kahverengi , koyu yeşil veya siyah renktedir. Yoğunluğu kimyasal bileşimine ve viskozitesine göre değişir. En hafif olarak bilinen bir Rus petrolünün özgül ağırlığı (Ö.A.) 0.650 gr/cm3 ve en ağır olarak bilinen bir Meksika petrolünün (Ö.A) ise 1.080 gr/cm3 dir. Bugün petrol endüstrisinde petrolün özgül ağırlığı yerine A.P.I. Gravite derecesi kullanılır. Petrolün özgül ağırlığı ile A.P.I. Gravite derecesi arasında ters bir orantı vardır. Gravite büyüdükçe yoğunluk küçülmekte ve petrolün kalitesi yükselmektedir. Gravite küçüldükçe yoğunluk artmakta ve petrolün kalitesi düşmektedir. A.P.I. Gravite derecesi ile Ö.A. arasında aşağıdaki formülde görüldüğü gibi bir ilişki vardır. 


    141. 5



    A.P.I. gravite derecesi = ----------------- - 131 .5



    Ö.A. / 60 0F




    Petrol genel olarak sudan hafiftir. Petrolü özgül ağırlığına veya A.P.I. Gravite derecesine göre 3 gruba ayırmak mümkündür. 


    1. Hafif petrol …,özgül ağırlığı < 0.85…….., A.P.I. gravite derecesi > 30



    2. Orta petrol …..,özgül ağırlığı 0.85--0.9…..., A.P.I. gravite derecesi 20--30



    3. Ağır petrol …,özgül ağırlığı 0.9-- 1.0……, A.P.I. gravite derecesi 10--20


    Petrol suda erimez; benzin, alkol, eter, aseton içerisinde erir. Petrol ile su az miktarda karışabilirler. Bilhassa petrol yataklarında petrol ile suyun kontak halinde bulunduğu yerlerde su ile petrol belirli oranda karışmış bir emülsiyon halinde bulunurlar. Petrolün viskozite değeri çok önemlidir. Çünkü bu değer petrolün özellikle boru hattı içerisinde akıcılık derecesini gösterir. Viskozite değeri yüksek olan bir petrol boru içerisinden zor akar, viskozite değeri düşük ise kolay akar. 


    Kimyasal özellikleri


    Petrol esas itibariyle birçok hidrokarbonların karışımından meydana gelmiştir. Ayrıca az miktarda azot (N), kükürt (S) ile, eser halinde de olsa metalik elamanlar mevcuttur. 




    Ham Petrolün Analizi



    (C) karbon % 82.2 ile % 87.7 arasında



    (H) Hidrojen % 11.7 ile % 14.7 arasında



    (S) Kükürt % 0.1 ile % 5.5 arasında



    (N) Azot % 0.1 ile % 1.5 arasında



    (O) Oksijen % 0.1 ile % 4.5 arasında



    Organik Madde % 0.1 ile % 1.2 arasında





    Petrolün oluşumu


    Petrol eski deniz diplerine çöken hayvan ve bitkilerin üzerine tabii olaylarla yer tabakalarının yığılması ve meydana gelen bu havasız ortamda uygun, ısı, basınç altında bakterilerinde yardımı ile teşekkül eder. Bundan milyonlarca yıl önce mevcut kıtaların büyük bir kısmı denizlerle kaplıydı. Bugün denizlerde yaşayan bitkilerin o zaman yaşayan benzerleri, zaman zaman öldükçe tabaka-tabaka denizin çamurlu dibinde biriktiler ve bakterilerin etkisi ile çürümeye başladılar. Bir yandan da bunların üzeri tabaka tabaka çamur, kum, alüvyonla örtüldü. İşte tortul kütleler böylece meydana geldi. Bu tabakaların altında kalan hayvan ve bitkiler zamanla yağ damlacıkları ve gaz kabarcıkları haline geldiler. Yine milyonlarca yıl sonra yer kabuğunun hareket etmesi, kıvrılarak yükselmesi ile deniz altındaki karalar yükselip kıtaları meydana getirdiler. İşte bu hareketler esnasında, basınç altında kalan petrol, boşluklu ve geçirgen (porous ve permeable) ortamlara doğru göç etti ve Rezervuar dediğimiz bir yerde birikti. Petrolün içinde oluştuğu taşlara, petrolün anataşı adı verilir. En iyi anataşlar olarak; killi-kalkerli (marn) taşlarla, kalkerler (kireçtaşı) bilinmektedir. Petrol hiç bir zaman yer altında petrol havuzunda birikmez, toplanmaz veya birilerinin dediği gibi yer altında petrol denizi, petrol okyanusu yoktur. Yer altında rezervuar dediğimiz kumtaşları veya kireçtaşları içerisinde bulunur. Aşağıdaki şekilde normal bir petrol rezervuarı görülmektedir. 


    Petrolün yeraltında bulunuşu



    Petrol ihraç eden ülkeler

    Anataş içerisinde meydana gelen petrol, zamanla üstüne yığılan yeni yeni tabakaların basıncı ve arz kabuğunda meydana gelen çeşitli hareketlerin etkisi altında, sıkışır ve daha bol gözeneği (porozitesi) bulunan taş ve tabakalara doğru harekete geçer. Pek çok fizik ve kimya olaylarının da rol oynadığı bu harekete "göçetme" veya migrasyon denir. Petrolün migrasyonu, artık daha ileri (yani daha müsait) bir yer bulamayıp ta toplandığı yere kadar devam eder. Petrol için "son durak" yeri, petrolün, içinden sondaj yapılarak çıkarıldığı yerdir ve buraya haznetaşı denir. Ekonomik değerde petrol, ancak haznetaşından elde edilir. O halde iyi bir haznetaşı, çok petrol alabilen bir hazne demektir. 

    En iyi haznetaşı olarak kum, kumtaşı ve kalkerler bilinmektedir. Bu taşların içinde nispeten bol gözenekler vardır ve bütün bir taş hacminin bazen % 45 oranını teşkil ederler. Yani bu gibi ideal (porozitesi en fazla) taşlar içerisinde petrol toplanacak olursa, en fazla taş hacminin % 45 kadar petrol toplanır demektir. Halbuki gerçekte bu oran çok daha düşüktür. Örneğin; Günümüzde % 10-15 0ranında porozitesi bulunan kireçtaşları ve kumtaşları içinden petrol çıkarılmaktadır. 

    Porozitesi çok olan her taş veya kayaç her zaman iyi bir rezervuar taşı teşkil etmez. Örneğin; sünger taşının porozitesi bol olmasına rağmen boşlular arasında geçirgenlik (permabilite) olmadığı için iyi bir rezervuar taşı değildir. Kısacası iyi bir rezervuar taşı içerisinde bol gözenekleri olan ve bu gözeneklerin birbirleri ile bağlantıları olan taştır. Bir petrol rezervuarı üç kısımdan oluşmuştur. (1) Rezervuar taşı, (2) Rezervuar boşlukları veya porozitesi, (3) Rezervuar kapanı veya petrol strüktürü. Rezervuar taşı ve rezervuar boşluklarından yukarıda detaylı olarak bahsedildi. Şimdide petrol kapanı veya petrol strüktüründen bahsedecegiz. 

    Denizel menşeli sediman (tortul) tabakaları içinde meydana gelmiş olan petrolün, ekonomik bir değer taşıyabilmesi için, haznetaşları içerisinde toplanması ve hava ile temas etmemesi şarttır. Çünkü bu takdirde petrol okside olur, hafif kısımlar uçar, geriye asfalt kalır. Kalan bu petrolün yeryüzüne çıkartılması imkansız olur ki petrolcü dilinde buna ölü petrol denir. İşte petrolü toplu halde içinde tutan ve aynı zamanda koruyan özel yapılara strüktür adı verilir; bir nevi tabaka şeklidir. 

    Petrolün içinde toplandığı strüktür yapıları (petrol kapanları) iki yoldan meydana gelebilirler: Ya tektonik olaylar neticesinde veyahut ta stratigrafik (tabakalaşma) olayları sonunda. 

    Stratigrafik kapanların oluşu, denizlerin karalara hücum etmesi transgresyon veya geri çekilmesi regresyon olaylarıyla yakından ilgilidir. 

    Esas önemli kapanlar, tektonik oluşlu yapılardır. Bunları meydana getiren tektonik olaylardır ve arz kabuğunu kıvrımlı veya kırıklı (fay, horst, graben) hale sokarak, petrolün toplanması için bol gözenekli yapılar meydana getirmiştir. 

    Pek çok çeşitleri bulunan strüktür yapılarından en önemlileri şunlardır. 

    (A) Antiklinal kapanları (B) Fay kapanları (C) Tuz domları kapanları 


    Petrol arama



    Dünyada petrol üreten ülkeler

    Petrolün içinde toplandığı kapanları (strüktürleri) arayıp bulmak, sondaj mühendisine kuyu açacak bir yer tespit etmek, petrol jeologlarına düşen bir görevdir. Zaten petrol jeolojisi demek, petrolün içinde toplandığı kapanları arayıp bulmak demektir. Petrol kapanları, birkaç yüz metre yeryüzüne yakın olabilecekleri gibi, binlerce metre derinliklerde de olurlar. Petrol kapanlarının yerüstünde, jeolojik metotlarla tespiti, her zaman mümkün olmaz. Jeofizik biliminden yararlanmak gerekir ve jeolog ile jeofizikçi müştereken çalışırlar. Jeofizik bilimi sayesinde yeraltı tabakaları ve bunların meydana getirdikleri kıvrımlar veya faylar endirekt (dolaylı) olarak tespit olunabilirler. Fakat hiçbir jeofizik aleti veya metodu, yerin derinliklerindeki petrolü doğrudan doğruya tespit edemez ancak, petrolün içinde bulunması ihtimali olan kapanları tayin edebilir. Fakat, petrol kapanı bulmak demek, petrolü bulmak demek değildir; petrolsüz kapanlar da bulunur ve bunlar çoğunlukta olur. 

    Jeofizik biliminin tatbik olunan ve son yıllarda çok geliştirilmiş metotları arasında bilhassa sismik, gravite ve elektrik metotları bulunmaktadır. 

    Aşağıdaki şekilde sismik metotla petrol aranması görülmektedir.

    Sismik Arama


    Tabakalar içinde suni surette meydana getirilen deprem dalgalarının özel aletlerle (jeofon) tespiti ve kaydı sayesinde mümkün olmaktadır. Suni deprem yapmak için de belirli miktarda dinamit patlatılmaktadır. Sismik dalgaları bazen şartlar müsait olursa, 5-6 bin metre derinlikteki bir tabakanın, petrol ihtiva etmesi mümkün bir kalker tabakasının, çok küçük bir hata ile, hangi derinlikte olduğunu ve tabakanın kıvrımlı (antiklinal--senklinal) olup olmadığını gösterebilir. Mesela petrol araması yapılacak bir yere komşu, kilometrelerce uzakta bir kumtaşı veya kireçtaşı tabakası varsa, ve bu da petrol haznetaşı olabilecekse; bu taktirde arama sahasında görülmeyen, fakat derinlerde olması muhtemel olan kumtaşı veya kalker tabakasını jeofizik metotlarla incelemek mümkündür. Petrol olup olmadığı ise, ancak yapılacak sondaj çalışmaları neticesi ortaya çıkacaktır. 

    Kısacası sahada yapılan jeolojik ve jeofizik çalışmaları neticesinde toplanan bilgiler değerlendirilir, bu değerlendirmeler sonunda, rezervuar teşekkülüne uygun şartların bulunduğu tespit edilen yerlerde sondaj yapılmasına karar verilir. Petrol bulunduğu bilinmeyen bir sahada yapılan ilk sondaja arama sondajı denir. Bunun dışında petrol bulunmuş sahalarda; sahanın boyutlarını tespit etmek ve sahanın üretimini artırmak için yapılan sondajlara ise üretim sondajı denir. 

    Dünyada petrol aramak için ilk sondaj 1859 yılında Amerika`da yapılmış ve 23 metre takriben 2 yıla yakın bir zamanda delinmiştir. Bu tarihten sonra sondaj tekniği ve sondaj makineleri süratle gelişerek bugünkü seviyeye ulaşmıştır. Bugün dünyada düşey olarak delinmiş en derin sondaj kuyusu( araştırma amaçlı) Rusya`da olup derinliği yaklaşık olarak 9.000 metre civarındadır. Türkiye`de ise en derin sondaj kuyusu Antalya civarında delinen Demre-1 kuyusu olup 6111 metredir. Bugün Türkiye’de petrol üretimi yapılan kuyuların ortalama derinliği 1350 metre ile 2500 metre arasında değişmektedir. 

    Hazırlayan : Ali Rıza TANRIVERDİ 


    Türkiye'de petrol


    Günümüzde önemli bir enerji kaynağı olan petrol, aynı zamanda kimya sanayiinin de ham maddesidir. Yurdumuzdaki petrol yatakları fazla zengin değildir. Mevcut petrol yataklarımız daha çok Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde Batman, Siirt ve Diyarbakır'dadır. Adıyaman, Şanlı Urfa ve Mardin'de de petrol yatakları vardır. Üretilen petrol, ihtiyacımızın çok az bir kısmını (1/7) karşılamaktadır. Geri kalan kısmını dışardan karşılamaktayız. 

    Yurdumuzda ham petrolün arıtılması için rafineriler kurulmuştur. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde üretilen ham petrolün bir kısmı Batman Rafinerisine, bir kısmı da Batman-İskenderun boru hattı ile Dörtyol'a gönderilmektedir. Buradan da tankerlerle Ataş, İzmir ve İzmit rafinerilerine taşınmaktadır. İskenderun Körfezi ile Kırıkkale arasındaki petrol boru hattı ile de Kırıkkale Rafinerisine ham petrol aktarılmaktadır. Ayrıca Türkiye-Irak boru hattı ile Irak petrollerinin bir kısmı Yumurtalık Limanı'na taşınmaktadır. Bu taşımacılıktan Ülkemiz önemli bir gelir sağlamaktadır. Azerbaycan petrolünün de yapılacak boru hattı ile İskenderun Körfezi'ne getirilmesi planlanmaktadır. Yurdumuzda petrol aramalarına hızla devam edilmektedir.

    141 yıllık serüven


    1859: Edwin Drake, ABD’nin Pennsylvania eyaletinde ilk petrol üreten kuyuyu kurdu. 1870: John. D. Rockefeller petrol arıtımı işine girdi. Kerosen ve daha saf ürünler üretecek Standard Oil’i kurdu. 1873: Nobel ailesi (Dinamiti bulan ve Nobel Ödülü’nü kuran Alfred dışında) Rusya’da (Bugünkü Azerbaycan) Bakü bölgesinde petrol aramaya başladı. 1882: Thomas edison elektrik ampülünü buldu, petrol piyasasının geleceği tehlikeye girdi. 1885: Rotschild’ler Rusya’da petrol çıkarttı. Royal Dutch da Endonezya’nın Sumatra adasında petrol üretti. 1892: Marcus Samuel, Shell şirketini kurdu, Süveyş Kanalı’ndan petrol taşıdı. 1896: Daimler Benz Otomobili buldu. Petrole olan ihtiyaç yeniden hayata döndü. 1901: İran’da petrol bulundu. ABD’nin Teksas bölgesinde Sun, Texaco ve Gulf şirketleri sayesinde petrol üretimi patlaması oldu. 1903: Unocal sayesinde Kaliforniya’da petrol üretimi patlaması. 1907: Shell ile Royal Dutch birleşti. 1908: British Petroleum’un işlettiği İran yataklarında üretim patlaması oldu. 1910: Meksika’da petrol üretimi patlaması. 1911: Rockefeller’in Standard Oil karteli tekel oluşturduğu gerekçesiyle Exxon, Mobil, Amoco, Sohio, Chevron gibi küçük şirketlere bölündü. 1922: Venezüela’da petrol üretimi patlaması. 1927: Irak’ta petrol üretimi patlaması. 1933: Standard Oil of California (bugünün Chevron’u) Suudi Arabistan’da petrol arama faaliyetlerine hız verdi. 1938: Kuveyt ve Suudi Arabistan’da petrol üretimi patlaması. 1956: Cezayir ve Nijerya’da petrol üretimi patlaması. 1959: Libya’da petrol üretimi patlaması. 1960: OPEC (Petrol ihraç Eden Ülkeler Örgütü) kuruldu. 1968: Alaska’da petrol bulundu (Prudhoe Körfezi) ancak 1977’ye kadar çıkarılmadı. 1969: Kuzey Denizi’nde petrol bulundu, ancak 1975’ten sonra çıkarılmaya başlandı. 1973: ABD’nin Yom Kippur savaşında İsrail’i desteklemesine misilleme olarak Arap ülkeleri petrol ambargosu uyguladı. 1979: İkinci “enerji krizi.” İran Devrimi, Basra Körfezi’nden petrol sevkiyatını büyük ölçüde engelledi. 1980: OPEC sıkıntıda. İran- Irak savaşı başladı. 1982: OPEC üreatim kotaları uygulamasını başlattı. Ancak, üretici ülkeler çoğu zaman uymakta zorluk çekti. 1990: Üçüncü enerji krizi... Irak, Kuveyt’i işgal etti. Basra Körgezi’nden yine sevkiyat aksadı. 1998: Bakü bölgesi ve genel olarak Hazar Denizi, yeniden petrol şirketlerinin ilgi odağı oldu. 21. Yüzyıl’ın Basra Körfezi olarak nitelendirildi. Ancak, petrolün dünya pazarlarına ulaştırılma yolu tartışma konusu olmayı sürdürüyor. 1999: Petrol yeniden pahalandı, ancak 1970’lerdeki enerji krizi kadar değil. 
     


    Petrol


    i. benzin 
     



    Petrol


    Latince’de taş anlamına gelen "petra" ile yağ anlamına gelen "oleum" sözcüklerinden oluşmuştur (Petra oleum= Petrol). 
     


    Petrol


    1. anlamı yeraltından çıkarılmış doğal yanıcı mineral yağ. Yoğunluğu 0,8'den 0,95'e kadar değişebilen, hidrokarbürlerden oluşmuş, kendisine özgü kokusu olan, koyu renkli, arıtılmamış, doğal yanıcı mineral yağ, yer yağı:"Kamyonlar yarı benzin, yarı petrolle çalışmaya uğraşıyor."- A. Gündüz.
    2. anlamı i., İng. benzin; eski petrol. ,benzin.
    3. anlamı benzin.

     


    Petrol


    Türkçe Petrol kelimesinin İngilizce karşılığı.
    n. fuel, gasoline (British); petroleum adj. oilbearing n. oil, petroleum, rock oil, fossil oil 
     


    Petrol


    n. fuel, gasoline (British); petroleum adj. oilbearing n. oil, petroleum, rock oil, fossil oil 
     


    Petrol


    Petrol İngilizce anlamı ve tanımı


    Petrol anlamları



    (noun) Petroleum.

    Petrol tanım:


    Kelime: pet·rol 
    Söyleniş: 'pe-tr&l, -"träl
    İşlev: noun
    Kökeni: French essence de pétrole, literally, essence of petroleum
    chiefly British : GASOLINE

    Petrol ile eşanlamlı (synonym) kelimeler


    Gas, Gasolene, Gasoline, 
     


    Petrol


    İngilizce Petrol kelimesinin İspanyolca karşılığı.
    s. gasolina, bencina, nafta, petróleo 
     


    Petrol


    İngilizce Petrol kelimesinin Fransızca karşılığı.
    n. essence; carburant; benzine 
     


    Petrol


    İngilizce Petrol kelimesinin Almanca karşılığı.
    n. Brennstoff; Benzin 
     


    Petrol


    İngilizce Petrol kelimesinin İtalyanca karşılığı.
    s. benzina 
     


    Petrol


    İngilizce Petrol kelimesinin Portekizce karşılığı.
    s. combustível; gasolina (Britânico); petróleo 
     


    Petrol


    İngilizce Petrol kelimesinin Flemenkçe karşılığı.
    zn. benzine 
     


    Petrol


    Almanca Petrol kelimesinin Fransızca karşılığı.
    adj. pétrole 
     


    Petrol


    Türkçe Petrol kelimesinin Fransızca karşılığı.
    pétrole [le], l'or noir 
     


    Petrol


    Türkçe Petrol kelimesinin Almanca karşılığı.
    n. Petroleum 
     


    Petrol (Ash) sözleri


    Ash tarafından Trailer albümünde söylenen Petrol adlı şarkının sözleri.
    The cars come up the drive, so many people inside,
    Under the stars they smile, they want to invade my home
    I pace the darkened hall, try to consider it all
    In the dull lamps glow and the truth is I don't know

    The cars stop outside, they all stay inside
    The house is drenched in light, but what have I done wrong?
    I quietly climb the stairs, I remember all the years,
    I check everything is right I need to hurry-now!

    I've been preparing for days, I know exactly what to say
    'No one will be around, no one will take me down'
    They'll all get in back in the cars, and maybe they'll go home
    But the things they'll never know, like where it is I go
     


    Petrol (Ajda Pekkan) sözleri


    Ajda Pekkan tarafından _ albümünde söylenen Petrol adlı şarkının sözleri.
    Sen gelmeden önce her yer karanlık 
    Dünya ıssız dünya durgundu bilmem niçin 
    Her yerde aradım tatlı bir ışık 
    Bir ateş bul gönlümü ısıtmak için 

    Sen gelince sanki bir güneş doğdu 
    Aydınlık günüm gecem artık çok güzel hayat 
    Sanki herşey birden bambaşka oldu 
    Sensiz ne kadar zormuş meğer ne güçmüş hayat 

    Aman petrol, canım petrol 
    Artık sana sana muhtacım petrol 
    Elinde petrol, sonunda petrol 
    Artık dizginlerim senin elinde petrol 

    Öyle gururlusun giremem yanına 
    Girmişsin kimbilir kaç aşığın kanına 
    Dolardan marktan başka laf çıkmaz dilinden 
    Neler neler çekiyorum senin elinden 

    Nice zengin dilber düşmüş ardına 
    Düş başka gerçek başka yar olmazsın sen bana 
    Belki gideceksin bir gün gerçekten 
    İşte senin ardından ağlıyorum şimdiden



Sende Bilgi Ekle

Bu yazının geliştirilmesine yardımcı ol.

Sponsorlu Bağlantılar
Yazı İşlemleri
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)

Bir şey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin